Kredi Raporu ve Skorunun Hayatımızdaki Önemi

Yolda yürürken, karşıdan gelen bir kişi, size gülümseyerek selam verse, ne yaparsınız? İnsani bir reflex olarak, siz de gülümser ve aynı içtenlikle selam verirsiniz. Muhtemelen, size selam veren kişiyi bir daha görmeyeceksiniz, o da size görmeyecek. Yani, günlük yaşantınızda, üç saniyelik bir selamlaşma ile kısıtlı bir iletişim yaşadınız. Ve, sonra, emin adımlarla yolunuza ve gününüze devam edeceksiniz.
Peki, bu size selam veren kişi, ayak üstü sizinle konuşmak istese? Hani, yeni tanışmış olmanın verdiği bir merakla karşılıklı birkaç soru sorup, birbirinizi daha iyi tanımaya çalışabilirsiniz. Bütün bunlar, sosyal bir varlık olan insan için normal hareketler olarak kabul edebiliriz.
Peki, aynı kişi, o gün, o esnada sizden bir miktar borç isterse?
İşte dönüm noktası… Karşınızdaki kişiyi daha yeni tanıyorsunuz… Ne iş yaptığı konusunda bir fikriniz yok… Kendi işini mi yapıyor? Yoksa, maaşlı olarak bir yerde mi çalışıyor? Geri ödeyecek mi? Ödeyebilecek mi? Bu borcun haricinde başka borçları var mı? Her ay karşılaması gereken yükümlülükleri var mı? Bir anda, birçok soru kafanıza gelir, ve muhtemelen de borç varmezsiniz.
Yukarıda anlattığım senaryoyu, bugün dünyanın her yerinde, biraz farklı da olsa, yaşayanlar var desem, inanır mısınız? İnanabilirsiniz, çünkü hergün, milyonlarca insan, şu veya bu sebepten dolayı, hiç tanımadığı, bilmediği insanlardan gidip borç istiyorlar. Evet, dünyanın her yerinde, bankalara insanlar gidiyorlar ve kredi istiyorlar.
Bankacılık sistemi ilk çıktığında, bankalar kredi vermeden önce ciddi bir bilgi araştırmasına, bugünün deyimiyle istihbarat çalışmasına giriyorlardı. Referanslar araştırılıyor, piyasadan bilgi toplanılmaya çalışılıyordu. Çünkü, banka para satmak isterken, riskini de en aza indirmek istiyordu. Bu yüzden, toplayabildiği kadar bilgiyi toplayıp, ona göre bir karar almaya çalışıyorlardı.
İlk olarak ABD’de ortaya çıkan bir sistem, bankaların işini biraz olsun kolaylaştırmaya yönelik bir adım oldu. Bu sistemde, bütün bankalar, müşterilerinin bilgilerini bir havuzda toplayacak, bütün bu bilgiler talep edildiğinde bir araya getirilecek ve rapor olarak talep eden kuruma verilecekti. Bu sisteme kredi raporu sistemi denildi. Bu sistemi William Fair ve Earl Isaac 1956’da geliştirdi. Kurdukları firmaya Fair, Isaac and Company adını verdiler, kısaca FICO olarak adlandırıldılar. Bundan böyle kredi raporu FICO raporu, kredi skoru da FICO skoru olarak bilinir oldu. Türkiye’ye yansıması 1995 yıllarında oldu ve bankacılık sistemimize KKB, yani Kredi Kayıt Bürosu olarak girdi. Şimdilerde kredi notu olarak da, herkesin bildiği Fındeks skoru kullanılmaya başlandı.
Kredi raporu ve notu, insanların her ne kadar finansal hayatlarındaki bilgileri içerse de, normal hayatı da etkileyen önemli bir gösterge. Bir nevi karakter göstergesi. Bir insanın verdiği sözleri yerine getirip getirmediğini gösteren, aldığı borcu ödeyip ödeyemeyeceğini gösteren önemli bir belge aslında kredi raporu. Eğer bir insane, kredi raporunu bilir ve onu titiz bir şekilde lekesiz tutmaya çalışırsa, zaten güvenilir ve borcunu ödeyebilir bir insan olmaya çalışıyor demektir. Bu da, çoğu zaman boyunu aşmayacak borçlanmalara girmesini sağlar. Boyundan büyük işlere kalkmaz, çünkü altından kalkamayacağı bir yük, ileride hem kendisini hem de kredi raporunu negatif yönde etkileyecektir. Bu noktada imaj işin içine giriyor. İmajını zedelemek istemeyen kişi, özellikle finansal konularda çok daha titiz olacaktır.
Öbür taraftan, imajını önemsemeyen bir kişi, çok fazla düşünmeden hareket edebilir ve altından kalkamayacağı yükümlülüklerin altına girebilir. Aldığı borçları ödeme zamanı geldiğinde ödeyemezse, kredi raporunda lekeli bilgi olarak işlenir ve bundan sonra, ne zaman bir bankadan krediye başvursa, bu rapora bakılır ve ona göre kredisine onay verilmez.
Dizili bir domino taşı gibi düşünürseniz, bu küçük rapor ve not, aslında genel olarak ele alındığında bir ülkenin de profilini ortaya koyar. O ülke için de bir kredi raporu ve notu oluşur. Bunu da düşündüğünüzde her ne kadar küçük gibi görünse de, kredi raporu ve notu aslında ekonominin temel taşı gibidir.
By |2016-02-12T16:03:09+00:00December 22nd, 2015|Blog|0 Comments

Leave A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.