Gelirlerimizi artırmaya ne dersiniz?

Paramızı, yani finansal hayatımızı şekillendiren iki veri vardır; gelirler ve giderler. Giderlerimizi kontrol etmeye çalışır, isteklerimizi erteleyip, önce ihtiyaçlarımızı karşılamaya gayret ederiz ve gider bölümüne ciddi emek harcariz. Ama, gelir konusuna gelince, aynı hassasiyeti göstermeyiz. Oysa, finansal hayatımızı ikisi de aynı derecede etkiliyor.

Finansal olarak problem yaşayan bir kişiyle karşılaştığımızda, ilk olarak giderlerine odaklanır ve paralarını en uygun hangi şekilde tasarruf etmeleri üzerine eğiliriz, ki gerçekten önemli bir nokta ve kesinlikle göz ardı edilmemeli. Ama, nedense gelir bölümüne çok fazla dikkat etmeyiz. Bunun karşılığında da, belki de o kişinin ekstra gelir elde edebileceği bir nokta varken, üzerinde hiç düşünülmediğinden dolayı, büyük bir fırsatı da kaçırmış oluruz.

Çoğu zaman, bütçenizi ne kadar kısarsanız kışın, yeterli miktarda geliriniz yoksa, durumunuzda pek bir değişiklik olmayacaktır. Hedeflediğiniz noktaya ulaşmak için, ekstra bir gelire ihtiyacınız olabilir ve bu ekstra gelir olmadan, gerekli adımları atamayabilirsiniz. Bu adımlar borçlarınızı azaltmak olabilir, ileriye dönük yatırımlarınız için para biriktirmek olabilir, ev veya araba krediniz varsa, onları ödemek olabilir. Ama, bunları sadece ekstra bir geliriniz varsa yapabilirsiniz. Ekstra gelir olmadığında, öldüğünüz yerde sayıp durursunuz. Öyleyse, gelirlerinizi artırmanın yollarını araştırıp, bulalım.

Başlamadan önce sorayım; şu anda rahat bir işte çalışıyor musunuz? Devamlı bir geliriniz var mı? Rahat bir işte, devamlı geliriniz olduğu halda çalışıyorsunuz, ama içiniz rahat değil ve yapmak istediğiniz bazı şeyleri yapamıyor gibi hissediyor musunuz?İçinizde yapmak istediğiniz ama yapamadığınız bir hevesiniz, hobiniz, bir yeteneğiniz var, ama işinizden dolayı bu heves, hobi veya yeteneğinize eğilemiyor musunuz?

Eğer, yukarıda sıraladığım sorularda kendinizi görüyorsanız, biraz daha detaya girelim ve bakalım nelerle karşılaşacağız?

Çalıştığınız işin size gerçek maliyetini hiç merak ettiniz mi?

Hiç hesapladınız mı? Eğer işinizi seviyorsanız ve sadıksanız, günde minimum 8 saatinizi ısınize ayırıyorsunuzdur. Ve, çalıştığınız yerde, yeteri kadar insan yoksa, bu 8 saat belki de 10-12 saate kadar da üzüyordur. Yani, saate vurduğunuzda, yapmış olduğunuz işin karşılığında düşük bir ücret alıyorsunuz. Bunu hesapladığnızda, belki de ikinci bir iş sizin için daha faydalı olacaktır. Kimse bilemez gerçi, ama belki de ileride yanda yapmış olduğunuz ikinci iş, zamanla sizin ilk işiniz haline de dönüşebilir.



Hobiniz var mı?

Hepimizin küçüklükten kalma veya sonradan edinme, severek yaptığımız, yaptığımızda da iç huzuru sağlayan, ama zaman yetersizliğinden bir türlü vakit ayıramadığımız bir hobimiz vardır. Eğer zaman yetersizliği, hobinizle ilgilenmenize ve ekstra gelir elde etmenize engelse, hobiniz için nasıl zaman ayırabileceğinizi anlatayım. İlk olarak, iş yerinde geçirdiğiniz zamanı inceleyin ve daha kısa zamanda daha üretken nasıl olabilirsiniz, inceleyin. İş arkadaşlarınızla gereksiz muhabbet ederek zamanınızı harcadığınız oluyor mu? Ekstra çalışma saatleri için kendinize bir sınır çiziyor musunuz? İşinize 1 veya 1,5 saat erken gidebilir misiniz? Dünyadaki herkesin olduğu gibi, sizin de gün içinde sadece 24 saatiniz var ve bu 24 saati nasıl dilimlere ayıracağınıza sadece siz karar verebilirsiniz. İşinizin haricindeki saatleri de organize edebilirseniz, hobinize ayırabileceğiniz bir zaman bulabilir ve yavaş yavaş hobiniz üzerinde çalışıp, ekstra bir gelir elde etmeye başlayabilirsiniz.

Ücret almadan yaptığınız işler var mı?

Muhtemelen birçok kişinin ihtiyacı olabilecek bir yeteneğimiz vardır ve biz bu yeteneğimizi ailemize, arkadaşlarımıza ve ailemizin ve arkadaşlarımızın arkadaşlarına için ücretsiz bir şekilde hizmet olarak sunarız. Kötü birşey değil bu, gönlü bol olmak, cömert olmak güzel birşeydir. Ama, bu yeteneğiniz karşılığında bazen bir ücret almak kimseyi rencide etmez. Çok yakın arkadaşlarınızdan ve ailenizden almayabilirsiniz, ama yakınlık derecesi azaldıkça, vermiş olduğunuz hizmet ve o iş için ayırdığınız zamanın karşılığını almanız, size ekstra bir gelir kapısı olacaktır. Küçük bir kartvizit hazırlayıp, daha önceden ücretsiz olarak hizmet vermiş olduğunuz kişileri de referans olarak gösterdiğinizde, az da olsa damlamaya başlayan bir ek geliriniz olacaktır.

Kontrat usülü çalışmayı düşündünüz mü?

Çalışmış olduğunuz işi çok seviyor ve keyif alıyor olabilirsiniz. Bu, çalışan kişiler için bulunmaz bir rahatlıktır. Sevmeden ve keyif almadan çalışmak da eziyet gibidir. Sevdiğiniz işte kazanmış olduğunuz tecrübe ve birikimi, sizin bu özelliğinizden faydalanmak isteyen kişilerle paylaşabilir ve bu sayede ek gelir elde edebilirsiniz. Bu tecrübe ve birikimi, aynı sektöre yeni girmiş kişilere eğitim olarak aktarabilir ve buradan kazandığınız parayı ihtiyacınıza göre kullanabilirsiniz.

Bir konuda uzman olun.

Çevrenize bakın ve insanların neye ihtiyacı olduğunu gözlemlemeye çalışın. Ve bu ihtiyaç üzerine kendinizi geliştirin ve o konunun uzmanı olun. Kendinizi geliştirdiğiniz bu konu üzerine yavaş yavaş etrafınıza kendinizi tanıtmaya başlayın ve o konuda sorusu olan kişilerin gittiği uzman kişi ölün. Yeterli sayıda kişi, sizi uzman olarak görmeye başladığında, artık ekstra bir gelir imkanınız daha var demektir ve rahatça vermiş olduğunuz uzmanlık bilgisi için ücret talep etmeye başlayabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi, biraz düşününce, kısıtlı gelirinizi biraz daha arttırabilmek için yeteri kadar imkan var. Bütçeniz gerçekten ekstra bir desteğe ihtiyacı varsa, yukarıda bahsettiğim konuları düşünün ve hayatınızda yer edinmesini sağlayın. Daha önce de dediğim gibi, belki bugün bir ek gelir olsun diye başladığınız hobiniz, yeteneğiniz yarın sizin birinci gelir kapınız olabilir.